Duran: Algoritmik Çağda Kontrol Şirketlerde mi, Devletlerde mi?
İletişim Başkanı Duran, algoritmaların bilgi akışındaki rolünü ve dijital egemenlik tartışmasını TRT World Forum'da değerlendirdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, TRT World Forum kapsamında İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Algoritmik Çağda Kontrol Kimde? Şirketler, Devletler, Vatandaşlar” başlıklı oturumda, dijital platformların bilgi akışındaki belirleyici rolünü değerlendirdi.
Eşik bekçisinin yerini algoritmalar aldı
Duran, geleneksel gazetecilikte editörlerin haberlerin doğruluğunu, kamu yararını ve yayımlanabilirliğini denetleyen eşik bekçileri olduğunu hatırlattı. Gazetelerin de sahiplik ve siyasi aidiyet gibi etkilerden bağımsız olmadığını kabul eden Duran, buna karşın kararların arkasında hesap sorulabilir bir insanın bulunduğunu vurguladı. Bugün bu işlevin giderek algoritmalara geçtiğini belirtti.
Duran, doğru ve teyit edilmiş bir haberin bile algoritmik nedenlerle geniş kitlelere ulaşamayabileceğini, buna karşılık yanıltıcı içeriklerin kısa sürede yayılabildiğini ifade etti. Hangi haberlerin görüneceğine kimin karar verdiği sorusunu gündeme getiren Duran, algoritmaların tarafsız olmadığını ve arkasında ticari veya siyasi çıkarlara hizmet eden insan tercihleri bulunduğunu söyledi.
Gazetecilik ekonomisi ve kültürel hafıza
Duran, araştırmacı gazeteciliğin yüksek maliyetine dikkat çekerek, yapay zekânın haberleri kaynak göstermeden özetleyebildiğini ve bunun haber kuruluşlarının mali sürdürülebilirliğini zayıflattığını belirtti. Gazeteciliğin bağımsızlık, mali destek ve güçlü meslek etiğine ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
Gençlerin tarihlerini ve kültürel miraslarını giderek dijital platformlar üzerinden öğrendiğini söyleyen Duran, gelecek nesillerin geçmişine dair bilgisinin kimin tarafından şekillendirileceği sorusunun önemine değindi.
Dijital egemenlik ve üç temel ilke
Duran, birkaç şirketin milyarlarca insanın bilgiye erişimini ve görüşlerini ifade etmesini kontrol ettiği bir yapıya dikkat çekerek, bu durumun tekno-feodalizm kavramıyla tartışıldığını aktardı. Türkiye açısından meselenin dijital egemenlik boyutu taşıdığını belirtti.
Duran’a göre bu alanda üç temel ilke yol gösterici olmalıdır: hesap verebilirlik ve algoritmalarda şeffaflık, algoritmik dağıtımda adalet ve çoğulculuk. Dünyanın yalnızca birkaç aktörün kontrolüne bırakılamayacağını savunan Duran, bu anlayışın Cumhurbaşkanı’nın “Dünya beşten büyüktür” yaklaşımıyla uyumlu olduğunu ifade etti.
TRT ve Anadolu Ajansı’na dikkat çekildi
Duran, TRT ve Anadolu Ajansı’nın farklı dillerde yürüttüğü yayıncılığa değinerek, Gazze’de görev yaparken hayatını kaybeden Anadolu Ajansı kameramanı Muntasır es-Savvaf ile ağır yaralanan TRT Arabi kameramanı Sami Şehade’yi andı. Büyük dijital platformlarda Gazze’den gelen içeriklerin kaldırıldığı veya erişiminin kısıtlandığı yönündeki değerlendirmelere de yer verdi.
Oturumun sonunda Duran, kontrolün muhakeme edebilen ve hakikati savunabilen insanların elinde kalması gerektiğini belirterek, algoritmalara insani ve etik bir yön verilmesi çağrısında bulundu.






